Tüm canlıların ve çevre sağlığının bütüncül bir yaklaşımla korunmasını amaçlayan Tek Su, Tek Sağlık (One Water, One Health) yaklaşımı, su dirençliliğini ve suya bağlı afet risk yönetimini yalnızca teknik bir zorunluluk değil, aynı zamanda toplum sağlığı, ekosistemler ve sürdürülebilir kalkınma için stratejik bir öncelik olarak ele almaktadır.
Dünya genelinde meydana gelen afetlerin büyük çoğunluğu; taşkın, kuraklık, heyelan, fırtına, suyla bulaşan hastalıkların neden olduğu salgınlar gibi suya bağlı afetlerdir. Birleşmiş Milletler’in 2022 yılı verilerine göre son 50 yılda afetlere bağlı can kayıplarının %70’i suya bağlı afetlerden kaynaklanmıştır. İklim değişikliği, hızlı ve kontrolsüz kentleşme ve ekosistem tahribatı, bu afetlerin sıklığını ve şiddetini artırmaktadır. Ayrıca, afetler esnasında baraj, kanal, su temin şebekesi gibi su yapılarının zarar görmesi; müdahale kapasitesini zorlamakta ve sorunları daha karmaşık bir hale getirmektedir.
Tüm bu dinamikler, su kaynaklarının miktar ve kalitesini olumsuz yönde etkilerken sürdürülebilir yönetimini de güçleştirmekte; ülkeleri su dirençliliği hedefinden uzaklaştırmakta ve küresel ölçekte Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılmasına engel teşkil etmektedir.
Bu nedenle, afet yönetiminde krizin değil risklerin yönetildiği, sektörler ve paydaşlar arası koordinasyonu temel alan entegre çerçevelerin tasarlanması ve uygulanması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bununla birlikte, afet yönetiminde birbirinden ayrı ele alınan hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin artık bütüncül ve birbirini tamamlayan bir yaklaşım içinde yürütülmesi zorunluluk haline gelmiştir. Bu bağlamda entegre afet risk yönetim çerçeveleri; erken uyarıdan saha operasyonlarına, veri yönetiminden uzun vadeli iyileştirmeye kadar tüm aşamalarda güçlü koordinasyon, kanıta dayalı karar alma ve sürdürülebilir planlama gerektirmektedir.
Bu oturumda, afetlere hazırlık aşamasında risk değerlendirmesi, erken uyarı sistemleri ve planlama mekanizmalarının güçlendirilmesinin yanı sıra, suya bağlı afet risklerinin azaltılmasında doğa temelli çözümlerden (Nature-Based Solutions - NBS) yararlanılması; müdahale sürecinde hızlı karar alma, kaynak yönetimi ve saha koordinasyonunun geliştirilmesi; iyileştirme döneminde ise uzun vadeli iyileştirme ve yeniden yapılanma konuları ile finansman modellerinin kurumsal dayanıklılık perspektifiyle ele alınması hedeflenmektedir.
Afet risk yönetimi ile ilgili kurumların, akademinin, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar ve özel sektörden temsilciler ile politika yapıcıların yer alacağı oturumda, deneyim paylaşımıyla çok paydaşlı bir tartışma zemini oluşturulması ve BM 2026 Su Konferansı ve BMİDÇS COP31’e katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Hedefler ve Beklenen Çıktılar:
Anahtar Kelimeler:
Suya bağlı afetler, entegre afet yönetimi, afet risk azaltma, afetlere hazırlık–müdahale–iyileştirme, tahmin ve erken uyarı sistemleri.