İklim değişikliği, jeopolitik dönüşümler ve artan eşitsizliklerle hızla değişen dünyada, küresel su gündemi kritik bir dönüm noktasındadır. Su dirençliliğinin sağlanması için suyun değerini ve yönetilme biçimini yeniden tanımlayan köklü bir paradigma değişimi gerekmektedir.
Bu yüksek düzeyli oturumda, iş birliği, dayanışma ve inovasyonun küresel su sorunlarını nasıl ortak fayda ve ilerleme fırsatlarına dönüştürebileceği ele alınarak, 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu’nun stratejik çerçevesinin çizilmesi amaçlanmaktadır.
Oturumun merkezinde Türkiye ve İstanbul yer almaktadır. İstanbul; yüzyıllar boyunca kıtaların, kültürlerin ve fikirlerin kesiştiği, suyla şekillenmiş bir şehirdir. Türkiye’nin benzersiz konumu, yukarı kıyıdaş ve aşağı kıyıdaş, gelişmiş ve gelişmekte olan, Doğu ve Batı gibi karşıtlık gibi görünen unsurları bir arada barındırır. Bu stratejik konum, Türkiye’nin Orta Asya’dan Kafkasya’ya, Akdeniz’den Orta Doğu’ya, Afrika’dan Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada farklı perspektifleri buluşturan ve diyaloğu teşvik eden bir köprü olma rolünü yansıtmaktadır. Türkiye’nin farklı bölgeler, ekonomiler ve siyasi gerçeklikler arasında bir köprü olma deneyimi, farklı bakış açılarının uyumlu, iş birliğine dönük ve su dirençli bir geleceğe hizmet edecek şekilde değerlendirilmesi yönündeki küresel çabaya altlık sağlamaktadır. Bu açıdan İstanbul, sadece kıtaların değil; fikirlerin, farklı bakış açılarının ve ortak sorumluluğun da buluşma noktasıdır.
Su alanındaki lider isimleri bir araya getirecek olan bu oturumda, uluslararası toplumun farklı uygulamalardan, karşılıklı anlayışı geliştirerek farklı koşulları dikkate alan kolektif stratejilere nasıl geçebileceği tartışılacaktır. Oturum; iş birliği, diplomasi, finansman, kapasite geliştirme ve kapsayıcı yönetişim aracılığıyla ülkelerin ve kurumların değişen koşullara nasıl uyum sağlayabileceğini ve bunu yaparken karşılıklı güven, adalet ve diyaloğu nasıl temel alabileceğini ele alacaktır.
Oturumda ayrıca işbirliklerinin, su yönetimini iklim, refah ve sürdürülebilir kalkınmayla nasıl uyumlu hale getirebileceği ele alınacak; BM 2026 Su Konferansı ve 2030 hedefleri için ileriye dönük mesajlar üretilecektir. Suyun ayrıştıran değil birleştiren bir unsur olduğu yenilenmiş bir küresel vizyon çağrısında bulunulacaktır. Su dirençliliğinin, 5. İUSF’de olduğu gibi, iletişim yoluyla inşa edildiği vurgulanacaktır.
Anahtar Kelimeler: Paradigma değişimi, su dirençliliği, diyalog, iş birliği, İstanbul