Su kaynaklarında büyük bölgeler genelinde önemli değişimler yaşanmaktadır. Kuraklaşan alanlar her yıl California’nın iki katı büyüklüğünde artmakta ve Kuzey Yarımküre genelinde “mega-kuraklaşma” bölgeleri oluşmaktadır. Bu değişimler, Dünya Bankası tarafından kıtasal kuraklaşma olarak tanımlanmış ve BM Üniversitesi- INWEH tarafından yayımlanan 2026 Su İflası raporunda da ortaya konmuştur. Bu tür zorluklara yönelik acil çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu oturum, Akdeniz ve Batı Asya bölgelerinde su dirençliliğini artırmak için doğa temelli çözümlere odaklanmaktadır. Su kaynakları yönetimine yapılacak yatırımlar; iklim, biyolojik çeşitlilik, arazi, gıda ve sağlık alanlarında ilerlemeyi mümkün kılabilir. Erken harekete geçmek, riskleri azaltabilir ve afet riskinin düşürülmesi ile sosyoekonomik refahın artırılması da dahil olmak üzere bir çok sağlayabilir. Doğa temelli çözümlerin, Akdeniz bölgesinin farklı alanlarında son derece etkili olduğu kanıtlanmıştır.